Bir dükkân sahibi her ne sebeple olursa olsun kaldırımı işgal edemez, trafiği engelleyemez. Vatandaşın geçişini engelleyerek kazandığınız parada helal değildir.
Yayaların dahi yürümekte Zorlandığı Bu Cadde deki Haksızlığa ve Kanunsuz İşgale asla müsaade edilmemeli…
Bahse konu yer Elazığ’da İzzetpaşa Caddesinde Faaliyet gösteren marketler. dükkanlar, seyyar satıcılar Kamuya ait vatandaşların yaya ve Araçları ile kullandığı bir cadde, bu cadde yaya ve araç trafiği olarak oldukça yoğun bir yer ve bu caddede kaldırımlar ve yol yeni şehir planlamasına göre oldukça küçük ve yoğun araç ve insan trafiğine yeterli özelliklere sahip değil, hatırlatmasını bir kez daha yapıyoruz…
İzzetpaşa caddesinin caddeden daha çok sokak görünümünde olduğu çok net ortada iken birde bu caddede esnafların yoğunluğu dikkat çekmektedir, bu caddeyi kullanan vatandaşlar tarafından gazetemize sürekli şikayetler geldi ve biz Onuncuköy gazetesi olarak şikayet konu olan alanı bir kez daha yerinde görmek istedik ve şikayete konu olan yere gittiğimizde, birçok market bakkal ve seyyar satıcılar kaldırımı ve caddeyi işgal ettiklerini tekrar yerinde tespit ettik, kaldırımı işgal ettikleri yetmezmiş gibi yolun ortasına kadar meyve sebze reyonu kurduklarını tespit ettik vatandaşların şikayetinde ne kadar haklı olduğunu ve bu konuyu yetkili mercilere iletmek üzere Milletin sesi Onuncuköy gazetesi olarak tekrar dile getirmek istedik, bu haberi yaparken konuyla direk alakalı olan Elazığ belediyesi Zabıta müdürlüğüne bir kez daha hatırlatmada bulunuyoruz…
YOK ARTIK…!
Bu memlekette her dönem kaldırım işgalleri konuşulur ama bir çözüm getirilmez. Hadi biz kaldırım işgallerine de eyvallah diyelim ama gemi azıya almış gidiyor çünkü “YOL İŞGALLERİ” başladı. Herkesçe malumdur ki kaldırımlar ve yollar kamusal alandır. Yani her vatandaşın ortak kullanma hakkı olduğu alanlar. Kaldırımlar yayaların, yollar araçların hakkıdır. Bu hak kanunlarla belirlenmiştir. Geçiş hakkı engellenemez. Bu işin hukuki ya da insani yönü. Bu işin bir diğer yönü ise kul hakkıdır. Bir dükkân sahibi her ne sebeple olursa olsun kaldırımı işgal edemez, trafiği engelleyemez. Vatandaşın geçişini engelleyerek kazandığınız parada helal değildir.
Bir gün Behlül Dane Harun Reşit’ten bir görev istedi. Harun Reşit; “Git çarşıyı pazarı denetle” dedi. Behlül Dane bir fırına girdi birkaç ekmek tarttı hepsinin eksik gramajda olduğunu gördü.
-Fırıncıya “işler nasıl para kazana biliyormusun?” Diye sordu.
Fırıncı; ” Yok beyim un pahalı, işçilik almış başını gidiyor. Ucu ucuna getiremiyoruz.”
Behlül bir başka fırına girdi. Birkaç ekmek tarttı. Hepsi ya aynı gramaj ya da 1-2 gram ağır geliyor. Ona da sordu; “işler nasıl geçine biliyormusunuz?”
Fırıncı; “Elhamdülillah çok şükür geçimimizi sağlıyoruz. Bundan Alâ ne olabilir.
Behlül Dane, Harun Reşit’in huzuruna çıkarak, “efendim benden önce bu işi yapanlar varmış, herkes ekmeğini tartmış, herkes hesabını ödemiş bana, ihtiyaç kalmamış”diyerek görevi iade etmiş.
Şimdi bu kıssadan yola çıkarsak, kazandığımız üç kuruş paranın helalinden olması çoluk çocuğumuza yedirdiklerimizin haram lokma olmamasına dikkat etmeliyiz.
Pazarda tezgâhın önüne en güzel malları dizip arkada müşteriye çürük mal doldurmak kimsenin karnını doyurmaz. ”Kaldırım işgalleri helal değildir.” Sen o dükkânı kiralıyorsun, kaldırımı veya sokağı değil…
Her dükkân kiralayan kaldırımı kapatırsa bu insanlar nerede yürüyecek. Yazıktır günahtır.






