Aman Dikkat..
Gerek sosyal medyada gerek gazetelerde yazıp çizerken dikkat etmenizi tavsiye ederim, yeni çıkan yasada ucu açık bazı maddeler bir çok insanın başına iş açabilir.
Yeni çıkan sansür yasası tamamen siyasileri koruma yasasıdır, sosyal medya mecralarında sahte hesaplar ile yapılan ağır eleştiriler bahane edilerek tüm sosyal medya hesapları dahil yazılı ve görsel basını da gözdağı niteliği taşımaktadır.
Bu yasa çıkartıldıktan sonra Türk siyasi tarihine damga vurmuş siyasetçilerimizden biri olan merhum Süleyman Demirel’in engin hoşgörülü bir davranışını sizlerle paylaşmak istiyorum. ”Rahmetli Demirel Başbakan iken kendisine açıkça sövüp hakaret eden ve bu sebeple cezaevine atılan bir vatandaş için sarf ettiği cümleler ve Demirel’in avukatına verdiği talimat… “Durup dururken bir ülkenin vatandaşı başbakanına sövmez. Yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı nasıl bunalttık ki bize galiz küfürler etmiş. Hemen git, o vatandaşı hapisten çıkar, gel. Sevaba girersin, der ve vatandaşın serbest bırakılmasını ister.
Günümüz siyaset arenasına baktığımızda ise insan nereeedeen nereeeyee demekten kendini alamıyor. Cumhurbaşkanına hakaretten açılan soruşturma dosya sayısının iki yüz binlere yaklaştığı, halen kamu görevlisi niteliğine haiz siyasilere yönelik yapılan paylaşımlardan ötürü on binlerce soruşturma dosyası açıldığı günümüzde, geçen hafta büyük tartışmalar içinde geçen ve yasalaşan kamuoyunda sansür yasası olarak anılan düzenleme ile yurttaşların üzerindeki yargılanma baskısının katlanarak artacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yok.
Evet dostlar, maddede geçen ‘gerçeğe aykırı bilgi’ ibaresi ise en muallak durum. Gerçek bilgi nasıl tespit edilecek bir ölçütü var mı? Bir kaç örnek verelim mi? Mesela çok uzun süre dillendirilen 128 milyar dolar nerede ibaresini ya da TÜİK’in verilerine itibar etmeyip gerçek enflasyon yıllık %200 diyerek kendi enflasyon tahminini sosyal medyadan paylaşan yurttaşımızın hali ne olacak?
Bunu zaman gösterecek ama bu yasayla, toplumda bir korku ikliminin hakim olacağı açık ve net.
Yaklaşan seçimlerin Erdoğan açısından ehemmiyeti düşünüldüğünde ise bu yasa, özellikle kontrol edilemeyen sosyal medya açısından iktidara bir avantaj sunacak mı, sunmayacak mı ya da derinleşen ekonomik kriz ve yaşanan siyasi gelişmeler karşısında hükümete muhalefeti ya da muhalif basını bastırmak ve eleştirisel söylemi sınırlandırmak için bir avantaj sağlayacak mı, sağlamayacak mı? Soruların cevabı, yasanın çıkarılma gayesi hakkında mevcut toplumsal şüpheleri haklı çıkarmıyor mu? Kim ne düşünürse düşünsün ama bu yasa, geniş yorumlanıp muhalefeti ve basını susturma adına yargı eliyle muhaliflere yönelik bir ”cadı avı”na dönüştürülürse, asıl cezayı bu toplum, bu iktidara sandıkta keser, benden hatırlatması…


