1. Haberler
  2. Bölge Haberleri
  3. Her Geçen Gün Artan Maliyetler İle Başa Çıkamayan, Çiftçilerimiz; HAYVANLARINI KESİMHANEYE, TARLALARINI NADASA BIRAKIYOR…

Her Geçen Gün Artan Maliyetler İle Başa Çıkamayan, Çiftçilerimiz; HAYVANLARINI KESİMHANEYE, TARLALARINI NADASA BIRAKIYOR…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ELAZIĞ DA HAYVANCILIK VE TARIM BİTME NOKTASINA GELDİ…

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ BESİCİLERİ YEM VE SAMAN FİYATLARINA YETİŞEMEYİNCE ÇAREYİ KESİMHANEDE BULDU…

TARIM ŞEHRİ OLAN ELAZIĞ’IN TARIMDA’Kİ CAN DAMARI OLAN ULUOVA VE KUZOVA’NIN SU SORUNU ÇÖZÜLEMEDİĞİ GİBİ; ENERJİ, GÜBRE, AKARYAKIT, VE İLAÇLMA MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞLAR SEBEBİYLE TARIM’DA BİTME NOKTASINA GELDİ…

Bir zamanlar tarımın ve hayvancılığın önemli şehirlerinden olan Elazığ zamanla tüketim şehri oldu. Üretimin olmadığı bir zamanların memur kenti denilen Elazığ elinde bulunan bu imkânın da değerini bilmeyince vasıflı göç veren, bölge müdürlükleri başka diyarlar gitmiş, hayvancılığı ve diğer üretimleri bitmiş, sanayisi olmayan, turizm potansiyeli bilinmeyen kocaman bir kasabaya döndü.

Doğu Anadolu bölgesinin gerek tarım, gerek bağ bahçe üretimi, gerek turizm gerekse hayvancılık alanında gelişmeye en müsait şehri olan Elazığ maalesef sınıfta kalmaya devam ediyor.

Uluova ve Kuzovanın verimli toprakları susuzluktan kıvranırken, üç tarafı sularla çevrili, doğu ve güneydoğu Anadolu’nun kapısı konumundaki şehrimizde, balıkçılık önemli bir merkez konumuna gelmesine rağmen tezgâhlara bakıldığında bu şehirde avlanan balıklarla kilometrelerce öteden getirilen balık fiyatları arasında hiçbir farkın olmadığı görülmektedir.

Büyük ve küçükbaş hayvancılığın önemli şehirleri arasında gösterilen Elazığ’da %50’nin üzerinde zam görmesine rağmen peynir ve süt ürünlerinin karaborsa olduğu, kümes hayvanları yetiştiriciliğinde ise bir koli yumurtanın 50 liradan 80 liraya çıkması akla alamet değil.

Yaşanan ekonomik sıkıntıların yanı sıra, teşvik edici uygulamalarda desteğin artan girdi fiyatları karşısında eriyip yok olması besi üreticilerini zora sokarken çareyi hayvan kesimlerinde bulmaya başladılar.

Besicilik faaliyetlerinde ve kırmızı et üretiminde tarım ve hayvancılık ülkesi olarak gösterilen Türkiye, zamanla yanlış yönetimlerin uyguladığı politikalar ile tarım ve hayvancılığı bitme noktasına getirirken günümüz dünyasında bu ürünleri dışa bağımlı olarak ithal eder hale gelmemiz bu düşüncelerin acı bir reçetesi olmuştur.

ELAZIĞ İLİNİN GEÇMİŞTE HAYVANCILIK POTANSİYELİ       

Yapılan bir araştırmanın özet kısmında Elazığ’daki hayvancılık potansiyeli şu şekilde yapılmaktadır.

Amaç Elazığ İli’nin sığır, koyun ve keçi yetiştiriciliğinin mevcut durumunu ve potansiyelini güncel verilerle ortaya koymaktır. Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörü içerisinde Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli bir yeri vardır. Elazığ İli, bu bölgenin en önemli illerinden birisi olup, halkın geçim kaynakları arasında hayvancılık faaliyetleri oldukça önemlidir. Bu nedenle ilin hayvancılık sektörünün özellikle büyük ve küçükbaş hayvan varlığı açısından mevcut durumunun, potansiyelinin ve sorunlarının belirlenmesi önemlidir.

Sonuç olarak; Elazığ İli özellikle sığır, koyun ve keçi varlığı, hayvansal üretim özellikleri ve istihdamdaki yeri itibarıyla bölgede dikkat çekici bir yapı gösterip, Türkiye’de ise genel hayvancılık yapısının yerel düzeydeki küçük bir modeli gibi görünmektedir denilmiştir.

Bir başka tanımda ise;

Şehrimizde; Tarım sektörü gelirlerinde önemli paya sahip olan hayvancılık faaliyetlerinde daha çok büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bunu küçükbaş ve kümes hayvanı yetiştiriciliği izlemektedir. Flora bakımından zengin yörelerde ise arıcılık yapılmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda şehrimizde bugün itibariyle hayvancılığı irdeleyecek olursak gerçekle pay oranında epeyce sapma olduğu açık ara görülecektir.

Şehrimizde düne ve bugüne baktığımızda;

Şehrimizde birçok alanda temel teşkil eden fabrikaların bugün olmadığını ya da birçoğunun özel sektöre satılarak daha sonra yerini boş arazilere bıraktığını görüyoruz.

Ferrokrom, Süt, Azot, Tuğla, Plastik, İplik, Çimento, Et balık, Şeker, Maden bakır, ipek ve şarap fabrikalarının yanı arı yetiştiriciliği ve çok sayıda halı tezgâhları bugün ya özelleştirilip kapanmış, ya da yenilenme ekipmanlarına verilmeyen destekten dolayı atıl ya da kapatılıp kaybolmuşlardır. Kalan bir iki fabrika özelleştirme kapsamına alınarak kaymağı başka şehirlere kaydırılmıştır.

Geçmişi biraz daha irdelediğimizde; Harput şehir merkezinin birbirine bitişik evler ve mahallelerden meydana geldiğini ve savunma amaçlı kurulmuş bir şehir olduğu için merkez, bağ ve bahçe yetiştirmeye müsait değildir denilmektedir.

Buna rağmen Harput’un güneyi yani ovaya bakan kısmı hariç doğu, kuzey ve batı tarafları büyük bahçelerden oluşmaktadır. Bu bakımdan şehir çevresinde yapılan bağcılık ve bahçeciliğin önemi büyüktür.

Şehrin güney ve güney batısında bulunan Uluova, Kuzey batısında bulunan Kuzuova tarım üretimi için son derece elverişli ve verimli topraklara sahiptir. Merkez ilçede bir hayli at, kısrak, katır, inek, koyun ve benzeri hayvanlar hem beslenir hem de satılarak istifade edilir.

Harput çevrede üretilen malların ve dışarıdan gelen ticaret eşyalarının pazarlamasının yapıldığı Kuzeyde Pertek ve Çemişgezek, doğuda Palu, batıda Malatya ve güneyde Ergani, Maden gibi Fırat’ın sınırladığı geniş bir saha içerisinde, her zaman önemli bir ticari merkez olma özelliğini korumuştur denilerek yapılan anlatım özlemle aranan duyguların ifadesi olmuştur.

Ayrıca 1800 yılların sonuna doğru Harput şehir merkezinde bir ipek fabrikası, bir dabağhane, 850 dükkân, yirmi han, 12 bezirhane, bir ipek fabrikası, pek çok halı tezgâhları bulunduğu da anlatılmaktadır.

  1. YÜZYILIN BAŞLARINDA TARIM VE HAYVANCILIĞIN ÖNEMLİ ŞEHRİ ELAZIĞ

Uzun yıllar Harput’a bağlı basit bir yerleşim merkezi olan bugünkü Elazığ şehrinin zamanla gelişerek tarihi Harput şehrinin yerine geçmesi, Harput’un ticari önemini kaybederek, ticari ve ekonomik bakımdan silinmesine sebep olmuştur.

19.yüzyılın başlarından Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar, Elazığ coğrafi mevkii

Sebebiyle fazla ilerleme kaydedememiştir. Bununla beraber Doğu Anadolu Bölgesi’nde tarıma dayanan ekonomi bu dönemde Elazığ içinde geçerli olmuştur. Nüfusun büyük kısmı tarım sahasında çalışmıştır. Tarım sahasında bu dönemde Elazığ, Doğu Anadolu Bölgesinin en gelişmiş yerlerinden biri haline gelmiştir.

GÜNÜMÜZ GERÇEĞİNDE,

Dün tarım ve hayvancılık kenti olma özelliğinin yanında üretim içinde maden cevheri şehri olan Elazığ daha sonra bölge müdürlüklerinin kurulmasıyla memur kenti özelliğini de bünyesine katmasına rağmen, bugün neden bu halde dediğimizde, çuvaldızı önce kendimize batırmak gerekmez mi?

HABER: MEHMET DUMAN

Her Geçen Gün Artan Maliyetler İle Başa Çıkamayan, Çiftçilerimiz; HAYVANLARINI KESİMHANEYE, TARLALARINI NADASA BIRAKIYOR…
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir