Yaklaşan Milletvekili seçimleri öncesinde toplum olarak beklemedeyiz.
Geçmiş dönemlerde seçime aylar kala hareketlenen siyaset arenası, birçok siyasi kişiliği meydana inmeye zorlar, çalışma ve hareketlilik gözlenirdi…
Seçim tarihinin netleşmediği, kulislerde birçok tarihin dillendirildiği farklı bir dönem yaşıyoruz. Ortalıkta net bir şey yok.
Herkes Cumhurbaşkanımızın bir açıklama yaparak, süreci başlatmasını bekliyor. Yürürlükteki kanunlar gereği mevcut görevde olan ve birkaç dönemdir görevi yürüten Cumhurbaşkanın tekrar aday gösterilip gösterilemeyeceği netleşmemişken, hukukçular da bu konuda farklı açıklamalar yapıyorlar. Bazı siyasi parti başkanları Cumhurbaşkanımızı aday olarak gösterirken, bazı hukukçular bunun mümkün olamayacağını anlatmaya çalışıyorlar.
Geçenlerde izlediğim bir TV programında konuşan bir hukukçu; kanunların by-pass edilerek seçime gidilmesinin ülkeye ve hukuk devletine zarar vereceğini, seçim sonuçlarının dünyada kabul göremeyebileceğini dillendirmesi bile tüylerimi diken diken etti.
Şu an hâkim olan sisli ve puslu hava en çok Türkiye’mizin iyiliği ve güçlü olmasını istemeyenlerin işine geliyor. Elini ovuşturan bu mihraklar, havanın bu durumda olmasından hoşnut oluyorlar. Türkiye’mizin bu sisli ve puslu hava ortamından kurtularak, önünü görmesi ve ilerlemesi elzemdir.
Türk siyaseti bu puslu dönemeçleri de geçecektir. Buna inancım tamdır. Ülke genelinde bu gelişmeler yaşanırken, Elazığ içinde de ortaya çıkan birkaç milletvekili aday adayından başka ses seda çıkmıyor. Bu insanlarımızın sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmezken, bu birkaç aday adayı çalışmalarına hızlı bir şekilde devam ediyor.
Geçen seçimlerde ortaya çıkan aday adayları sayısı, genelde iktidar partilerinden onlarca sayıya ulaşırken, toplam aday adayı sayısı ise çok rahat 45-50 kişinin üzerine çıkabilmekteydi. Ülke içinde yaşanılan ve yazımın başında da belirtiğim sisli hava dağıldığında, siyasi arena daha hareketlenecektir.
Bu gelişmeler devam ederken bir konuya da değinmek istedim. Geçen seçimlerde yaşadığımız bir garip durum yine yaşanılacak gibi hissediyorum. Siz aday adayı oldunuz. Yapacağınız hizmetleri, kendinizi ve partinizi anlattınız. Yoruldunuz, çırpındınız… Temayül yoklaması bile yapıldı. Ama bir baktınız ki bir isim tüm bu çalışmaların, alın terinin, temayülün önüne geçmiş ve listede seçilecek bir noktaya gelip yerleşmiş…
Bunun yaratmış olduğu bir havanın da burada hissedildiğini seziyorum…
Belki de aday adayı sayısının azlığı bundandır…
Ne dersiniz? Size de mantıklı geliyor mu?
Bir de ismim aday adayları arasında olsun da ne olursa olsun düşüncesinde olanların var olduğunu düşünüyorum. Bunların ortaya çıkması için çok fazla beklemeyeceğimiz…
Pek çalışmalara katılmasalar da kendilerini duyurmanın derdimde olacakları kesindir. Genelde iktidar partisinden aday adayı olan bu kişiler; Önümdeki birkaç yıl bu nimetlerden faydalanabilirim diye düşünmeleri, yaşanılan tecrübelerden ortada olup, pek de imkânsız değildir…
Aday adayı olan şahsiyetler seçim sonrasında koltuk bulmakta zorlanmamışlardır. Bunlar kendilerinin aday gösterilmeyeceğinin bilincinde, zırh kapma derdinde olan namzetlerdir. Kendilerine başarılar dilemiyorum. Elazığ’da sisler arasında görünen manzara bu şekildedir. En azından bu hava dağılıp her şeyin daha net göründüğü bir ortamda bir arada olmak dileği ile…
Kalın Sağlıcakla…


