Efendim dün akşamdan beri gayet EHEMMİYYETLİ bi mevzu yüzünden ŞOKE olmuş bi hâldeyim:
Diyanet TV’yi dinledim ve gördüm de ne kadar CAHİL kalmış bir insan olduğumu anladım.
Bir hoca efendimiz KABİR AZÂBINDAN bahsediyor ve bunun varlığını ballandıra ballandıra anlatıyordu.
MaâzAllahh, insanın tüyleri diken diken oluyordu.
Bunu dinleyen bir (Antepli) hemşehrim de telefonla yayına bağlanıyor ve şööle bi soru soruyordu:
“Ölümüzü gömdük. Mezarının üstüne SU döktük ve NOHUT EKTİK, bunun hükmü nedir ?”
Hocamız cevab veriyordu:
Peygamber efendimiz iki mezar görmüş ve bunun başında durmuş. Birisini işaret ederek, “burada yatan KABİR AZÂBI çekiyor. Şuradaki de daha azab çekiyor” demiş ve iki mezarın başına ISLAK birer çubuk dikmiş ve demiş ki “bu çubuklar yeşerecek ve ikisinin de azabını azaltacak”
Ve Hocamız bunu misal vererek mezara su dökmenin ve YEŞİLLİK ekmenin faziletinden ve faydalarından bahsediyordu,
Vay canınaaa sayın seyirciler !?
Neler neler varmış da haberim yok imiş ?
İşte bu noktada aklıma CÜBBELİ Ahmet Mahmut (çok) ÜNLÜ Hocamızın İCÂD ettiği YANMAZ KEFENİNİN marifetleri geliverdi.
O KEFEN ki, Cehennem ateşine dayanıklı olan ve hiç YANMAYAN ve aynı zamanda mezardayken Cennetten bir pencere açıcı ve Cenneti seyrettirici; Sorgu Meleklerine kolay hesap verdiricidir.
Aslında buna da pek lüzum yoktur. Zira, bu Hocamızın söylediğine göre;
“Yarın AHİRETTE kabirden çıkan adamı AZÂP Melekleri yakalasa; yaka paça AZÂBA götürürken, bu adam da, ben Nakşibendi tarikatının HALİDÎ kolundanım dese, bu Azâp Melekleri onu derhal SERBEST bırakılar.” (Bunu anlatan video google amcada mevcuttur ve sorduğunuzda hemen karşınıza çıkacaktır)
(Biliyorsunuz ya, Hocaefendi’nin adı gibi çok ÜNLÜ başka İCADLARI da vardır: RÜYADA Peygamberi gösteren TERLİK; Peygamber’in saçını yıkadığı SU vs.)
Neyse …
Pekiii, havada PARÇALANAN uçakta ölenlerin veya denizde BOĞULUP kaybolanların ya da ıssız yerlerde kurda kuşa yem olanların MEZARI olmadığına göre bunların KABİR AZÂBI nasıl olacaktır acaba ?
Efendim dedim ya çok EHEMMİYYETLİ bi mevzu.
Müslüman Gardaşlarımızın ve Hoca efendilerimizin bööle şeyleri açıklığa kavuşturmaları gerekmektedir ki, biz de ona göre hayatımızı tanzim etmiş olalım.
Daha önemli ve öncelikli olarak halledilmesi gereken ve Hocalarımızı çok meşgul eden bi diğer mesele de Kadınların SAÇI ile KIÇI işidir ki, epeyce bi ilerleme kaydedilmişse de, bi türlü işin içinden çıkılamamakta ve kadınların tamamı KANDIRILAMAMAKTADIR.
Bakın İRAN bile bu işi tam olarak halledemediği için kadınlar İSYAN bayrağını açmışlar ve MOLLALARI zor durumda bırakmışlardır.
İşte bu ve bunun gibi meseleler tam olarak halledildiğinde Hoca efendilerimizden yeni yeni KEŞİFLER ve İCÂDLAR peşpeşe gelecektir mutlaka.
Ne dersiniz sizin kanaatınız da bööle midir ?


